Biz Dev-Lis’li Kadınlar toplumun, devletin, erkek egemen zihniyetin bizlere biçtiği hayatı yıkıp alanlarda da sokaklarda da varız demek için Gezi İsyanında da yerimizi almıştık. Okullardan; tahta sıralardan bir çığlık yükseliyor koridorlardan aşınıp sokakta sloganlarla birleşiyor, Dev yürekli liseli Jale Yeşilnil’İn, Aynur Sertbudak’ın, 13’ünde evlendirilip, 14’ünde anne olup 15’inde ölen Kader Erten’in, Gülay Armağanın,N.Ç’nin, Ö.Ç.’nin ,Pendik’te müdür tarafından taciz edilen kadınların, Tuğçe Albayrak’ın, Mirabel Kardeşlerin, her dakika her sokak başında taciz edilen ,erkek şiddetiyle ölen kadınların hesabını sormak için Dev-Lis’li Kadınlar sokakları terketmiyor Clara Zetkin’in dediği gibi; biz kadınlar, yaşamın olduğu her yerde savaşmak istiyoruz ve bağımsızlığımızı alana kadar asla durmayacağız. 45 yıldır olduğu gibi asla sokakları terk etmeyeceğiz ! Biz kadınlar var olduğumuz dakikadan itibaren, binlerce yıllık cinsiyet kimliğimiz ve beraberinde baskılanan toplumsal roller biyolojik varlığımız gibi DNAmız kan grubumuz gibi kodlanıyor bizlere. Kadın aile tarafından “namusunu koruma” adı altında bitmek tükenmek bilmeyen nasihatlara göz hapsine maruz kalıyor, okul çağı gelince de cinsiyetçi müfredatla ve okul yönetimiyle karşılaşıyor. Eteğimizin boyu, yüzümüzdeki makyaj, kahkahamız, saçımız yani bizi biz yapan her şey tehlike unsuru görülüyor ve ‘erkekler tahrik olmasın’ diye kadın üzerinden baskı kurma ve yıldırma politikası işleniyor. Eğitim sisteminin her zerresine yapısına işlemiş olan cinsiyetçilik ders kitaplarımıza, müdürlerin öğretmenlerin zihniyetlerine, yasalaştırılan kararlarda kendini yeniden buluyor. Geçen senelerde ki  4+4’ler kadınları evlere kapatmış, erkenden evlenmelerinin önünü açmıştır. Eğitim hakkımız devlet eliyle elimizden alınmış, okumasan da olur 16 yaşında evlendirin gitsin, 3 çocuk doğursun; hamile kaldığı süre boyunca sokağa çıkmasın, ev ona haktır demek isteniyor. AKP hükümetinin bu kadın düşmanlığı kadınları yıldırma, köleleştirme, yavrulayan bir kuluçka makinesi haline getirme politikasıdır. Biz Dev-Lis’li Kadınlar toplumun, devletin, erkek egemen zihniyetin bizlere biçtiği hayatı yıkıp alanlarda da sokaklarda da varız demek için Gezi İsyanında da yerimizi almıştık. ’kadınlar evde oturur’ algısını yıkarak sokaklarda parklarda özgürlüğümüz için mücadele verdik. Çünkü; öfkemiz vardı birilerinin namusu malı bacısı görülmekten, çocuk yaşında evlendirilen kadınlardan, sokakta taciz edilmekten, okulda ki baskıdan, yanımızdan geçen erkeğin ağız dolusu küfür etmesinden, ailemizin önümüze ördüğü barikatlardan, isyanımız sel oldu taştı sokaklara liseli kadınlar olarak vardık varız var olacağımızı haykırdık, önce aile barikatını aşıp sonra tomanın suyuna polisin copuna maruz kaldık. 45 yıldır olduğu gibi ve daha nice yıllarda olacağı gibi sokaklardan ayrılmayacağımızı söyledik. Bu satırları okuyan elinde gazetemiz bulunan liseli kadınlar, satır aralarında kendinizi bulduğunuzu ve ‘evet bunlar benimde başıma geldi’ diyerek iç geçirdiğinizi biliyoruz çünkü;  biz bu yazılanların birincil öznesiyiz, ailemiz tarafından ‘hava kararmadan eve gel’ denen, öğretmenin eteğin boyu çok kısa, saçını topla, düzgün otur, makyajını sil’ dediği, sokaklardan taciz edilirim korkusuyla geçen, çocuk yaşlarında çocuk sahibi olan evlendirilen; baba, abi, sevgili baskısına kısıtlamalarına maruz kalan bizleriz. Ki yine biliyoruz ki kurtuluşumuzun yan yana durarak, örgütlenerek mücadelemizi büyüterek 45 Yıldır olduğu gibi sokaklardan alanlardan ayrılmayarak, ’bize verileni değil hak ettiğimizi alarak olacağını’. Dev-Lis’li Kadınlar 45 Yıldır mücadeleyi büyütüyor ‘kadınlar evde oturur’ anlayışını sokaklara çıkarak yıkıyoruz.! Özgürlük Sokakta Kadınlar Kavgada !