Yarım asırlık örgütsel birikim ve tecrübenin getirdiği tarihi mirasımızın geçmişiyle geleceği arasında diyalektik bir bağ kurmak önümüzde görev olarak duruyor, aynı şekilde 1969’da özerk bir lise örgütlenmesi de dönemin Devrimci Liselilerinin önünde bir görev olarak duruyordu. Kapitalist sistem sonsuza kadar hüküm sürmenin hayali ile liselileri sistemin birer çarklısı olmaları için eğitiyor ve ilerde kendisine tehdit oluşturmaması için biat etmelerini sağlamaya çalışıyor-du- oysa eğitimleri ve yaşamları üzerinde söz sahibi olmak isteyen bunun için de demokratik lise talebiyle bir araya gelen liseliler 1969 yılında özerk bir lise örgütü kurdular. Dev-Genç’ten yardım alarak liselerde örgütlenmeye başlayan Devrimci Liseliler artık yaşamları üzerinde söz sahibiydiler ve eğitimleri üzerinde de olmak için demokratik lise mücadelesi saflarında yerlerini aldılar. Dev-Lis’in yasal olarak kuruluşu 1970 yılında olmuştur.1970 Dev-Lis’in hızla büyük kitlelere hitap etmeye başladığı yıldır aynı zamanda. 12 Mart faşist darbesi gelip çattığında ise buna karşı en yüksek ses yine Devrimci Liselilerden geldi anti-faşist mücadele saflarında yine liseliler vardı. 12 Mart direnişi ve devamında 3 Fidan’ın idamı, Mahirlerin katledilişiyle liselerde bu durum Dev-Lis öncülüğünde protesto edilmiş, boykotlar yapılmıştır. 1974-75 yıllarında küllerinden doğarak tekrardan örgütlenmeye ve mücadeleyi örmeye başlayan devrimci liseliler, bu döneme daha da geniş kitlelere hitap ederek girmiş, sisteme karşı verdikleri bu mücadelede kararlılıklarını göstermiştir. Devrimci Liseliler dönemin şartları neticesinde demokratik lise mücadelesinin yanı sıra anti-faşist mücadeleyi de aktif bir şekilde sürdürmüştür ve sistemin bıraktığı her boşluğu doldurarak eşit, parasız, anadilde eğitim taleplerini yükseltmiştir. 1977 1 Mayıs’ında alana içlerinde o gün alanda ölümsüzleşen Jale Yeşilnil’in de bulunduğu kitlesel bir kortejle katılım sağlayan Dev-Lis o kanlı gün faşizmin karşısında dimdik durmuş üzerlerine yağan kurşunlara aldırmadan “Mahir, Hüseyin, Ulaş, Kurtuluşa Kadar Savaş!” sloganlarıyla faşist saldırıyı protesto etmişlerdir. 1974-75 yıllarından 12 Eylül faşist darbesine kadar kesintisiz bir biçimde demokratik lise mücadelesi veren hayatının baharında özne olmaya karar vermiş, korkuyu silkinip atmış cesur genç devrimciler umudu sıralardan sokaklara taşımıştır. 12 Eylül askeri cuntası yurdun dört bir yanında yoldaşlarımızı bir bir tutuklayıp idam sehpasına çıkarıyor, bunlardan ilki Necdet Adalı yoldaş 80 darbesinin ilk idamı ailesine yazdığı mektubu hafızalarımıza kazıdık “Sevgili anneciğim ve babacığım, Sizleri ve ezilen halklar adına mücadeleyi, erken bırakmak zorunda kaldığım için üzgünüm ama bundan ve içinde bulunduğum durumdan dolayı hiçbir zaman pişmanlık duymadan ve şu kısa yaşamım içerisinde hiçbir şahsi çıkar gözetmeden ezilen halklar adına verilen mücadelede yerimi almaya çalıştım ve bundan dolayı gurur duyuyorum.” diyerek bizlere cesaret kuşanıp umudu büyütmeyi öğütlemiştir. Darbe sonrası bir süre faaliyete ara veren Dev-Lis 1995 yılında tekrardan örgütlenmeye ve eşit, parasız, anadilde bir eğitim için, demokratik bir lise talebi çevresinde liselileri bir araya getirmeye başlamıştır. 2000’ler sonrası “Başkaldırıyoruz”, “Bi Şey Yapmalı”, “Liselilerden De Hayır”, “İtirazım Var” ve “Cesaret Et” gibi kampanyalar örgütleyerek demokratik lise hedefine adım adım ilerleyen Dev-Lis ölümsüz bir kuşağın mirasını bayrak edinmiş mücadelenin en ön saflarında yerini almıştır. “İnsanlar tarihin kendilerine denk gelen çağında yaşar ve ölürler. Geçmiş onlara bir hayat verir, onlar da geleceğe kendi hayatlarını taşırlar. Fakat devrimciler bütün insanlığın tarih yaptığı anda yaşamak ve ölmek denkleminin dışına çıkarak tarih yaptıklarının bilincinde olan insanlardır.(…)” Tarih yapan kuşaklara selam olsun!

Gelenekten Geleceğe Devrettiğiniz Bayrak Şimdi Bizim Ellerimizde!